29 Temmuz 2018 Pazar

Bilim

Bilimlerin hepsinde ortak özellikler bulmak imkansız gibidir. Genel konjonktürde bilim, “açıklanmak istenen bir olay ya da kavramı açıklamak için bunun geçerli olabileceği ön şartları saptar; tümdengelim yöntemiyle belirli varsayımlar altında bir genelgeçer kanun üretir; açıklamada kullanılan mantıksal çıkarım gelecege dönük öngörü yapılmasını mümkün kılar” olarak tanımlayabiliriz. Ancak doğa bilimlerinde dahi bu genel tanım her bilim için geçerli degildir. Örneğin birçok bilim, genel kabul bulan açıklamalar yapsa da öngörü yapamamaktadır. Yer bilimlerinin, depremlerin nedenlerini açıklayabilseler de, (henüz) depremlerin ne zaman ve ne şiddette olacağını öngörememeleri buna örnektir. Bazen bunun tersi de görülür. Bilim öngörü yapabilse de, olayı açıklamada yetersiz kalabilir. Tıp bilimi stresin korkulu rüya görme nedeni olabileceğini öngörse de, bunun nedenini açıklayamaz.
Bu bağlamda, Popper'in bilimleri sınıflandırma yöntemine başvurmak yararlı olacaktır: Bilim önermelerinin bilimsellik derecesi, açıklamaların yeterliliği kadar sınanmaya uygunlugu ile tanımlanır, konusu ya da bilgi kesinliği bağlamındaki savları ile degil. Sınanabirlik ve yanlışlanabilirlik derece meselesidir. Bir uçta fizik, kimya gibi “sağlam” doğa bilimleri bulunur; bundan sonra “daha yumuşak” evrimsel biyoloji, jeoloji, kozmoloji gibi bilimler yer alır. Diğer uçta sınanması söz konusu dahi edilemeyen şiir, güzel sanatlar vardır. Sosyal bilimler, bu iki uç arasında bir yerlerde bulunur.
Bilimin deneme-hata yöntemiyle geliştiğine, “mutlak bilgi” olmadığına bilim tarihi tanıktır. Bütün bilimlerde, zaman içinde teoriler değişebilir. Genel olarak, fiziksel bilimlerde bir görüş, bir teori, diğer bir görüş veya teori ile çatıştığı zaman, hipotezleri test edilir; deneyler tekrarlanır; sonuçta, o teori, daha iyi yeni bir teori bulununcaya kadar, ya herkesçe kabul edilir ya da reddedilir. Eğer kabul edilmişse, onunla çatışan teori geçerli olmaktan çıkar, önemini yitirir. Örneğin, evren hakkında Kopernik'in görüşünün, fizikte Newton sisteminin bir kısım düşünürlerce kabulü, diğerlerince reddi söz konusu degildir. Eğer kabul ediliyorsa, bütün bilimsel çalışmalar artık buna dayanır. Eğer reddedilmişse, bu teori bilim tarihine mal olmuş demektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder